Giriş
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
 

Arama

Milli Görüş

Milli Görüş Partileri

Siyonizm

İslam Tarihi

Haberler

Navigasyon Menü

Millî Gazete PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 05 Temmuz 2008
Milattan sonra 610. Ortaçağın zifiri karanlığında boğulan insanlığa Efendimiz (s.av)’in dilinden, kurtuluş müjdesi gelmeye başladı.
                                
Yaratan Rabbinin ismiyle oku. O Rabbin ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana kalemle yazmayı öğretendir. O, insana bilmediğini öğretendir.

De ki, Hak geldi batıl zail oldu. Muhakkak ki, batıl yok olmaya mahkûmdur.
                                
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in yaklaşık 23 yıllık daveti sonunda Kızıl Deniz’in bir ucundan bir ucuna bütün Hicaz bölgesi İslam’ın güneşiyle aydınlandı. Artık O’nun nurlu mesajı, Basra körfezine kadar ulaşmıştı.

Efendimizin can dostları Hz. Ebubekir (r.a). Hz. Ömer (r.a), Hz. Osman (r.a) ve Hz. Ali (r.a) dönemlerinde İslam’ın aydınlığı Kuzeyde Bizans ve Pers’e,
Güneybatıda Afrika, Doğuda Hindistan, Kuzeybatıda Kıbrıs sınırlarına kadar yayıldı.

Emeviler döneminde, insanlık hukuk sistemiyle tanışırken, İslam’ın sınırları Doğuda Çin, batıda Afrika’nın ortalarına kadar genişledi.

İslam’ın kutlu mesajı İspanya’nın fethiyle Avrupa’ya ulaştı.

Bütün Avrupa, ilim ve kültür merkezi haline gelen Kurtuba’nın göz kamaştıran yüzünü temaşaya başladı.

Abbasilerle birlikte, İran’ın doğusundan Hindistan’a kadar olan bölge ve Afrika’nın yarıdan fazlası İslam’ın aydınlığına teslim olarak kurtuldu.
İnsanlık Aristo yerine, artık, İbni Rüşt’ü, İbni Sina’yı dinlemeye başladı.

Selçukluların öncülüğünde, İslam, Doğuda Moğolistan’a kadar ilerlerken, Batıda Ege, Karadeniz ve Akdeniz sınırlarında bayrağını dalgalandırdı. Dünya mimaride yepyeni bir döneme kavuştu.

Ceddimiz Osmanlı, devraldığı İslam sancağını, onurla ve izzetle 600 yıl elinde taşıyarak onu Bizans’ın tamamına, Balkanlar’a ve Doğu Avrupa’nın her yerine dikti.

Osmanlı, onlarca dine, yüzlerce dile, sayısız ırka mensup halkları,

600 yıl süreyle huzur ve barış içerisinde yaşatarak, insanlığa Adil Düzen’in ne olduğunu öğretti.

Tarih İslam’ın izzetiyle şereflenirken, Batıl hiç boş durmadı.

Hile üzerine hile kurdu. Akın üzerine akın düzenledi. Sonu hüsranla bitecek sayısız Haçlı seferi gerçekleştirdi.
                                  
Avrupa’dan dalga dalga gelen bu soykırım saldırılarının hepsinin ortak hedefi;
Akdeniz’in doğusuyla Anadolu’nun güneyinde olan bir noktayı gösteriyordu.
Nereden çıkarsa çıksın, yola koyulan her ordunun hedefi aynı yerdi:
Müslümanların ilk kıblesi Kudüs ve civarı!

Çünkü Kudüs düşürülmeden, arzı mevud gerçekleştirilemezdi.

Şüphesiz, Allah, yeryüzünde nöbeti kâh, ona, kâh buna verir.

Siyonist Herzel’in etrafında kümelenen şer şebekesi Osmanlı’yı, Balkanlar, Gelibolu Çanakkale, Gazze Kudüs, Süveyş kanalı, Bağdat Musul, Beyrut Şam ve Kafkas cephelerinde çarpışmak zorunda bıraktı.

Nihayet, içerden devşirdiği ittihat ve terakkicilerin şuursuzluklarından da istifade ederek, sonunda Ceddimiz Osmanlı’yı yıkmaya muvaffak oldu.

Hiçbir zaman esarete boyun eğmeyen büyük milletimiz, yeniden besmeleyle bir şahlanış gerçekleştirdi.
Yeryüzünün en büyük, en haklı istiklal harbini zaferle sonuçlandırarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmayı başardı.
                                   
Siyonizm boş durmadı.
İçerden temin ettiği işbirlikçilerle, sürekli bu milleti ekonomik bakımdan geri bırakmak, manevi bakımdan çökertmek istedi.

Irgat bizim ellerimiz
Sizin beyinleriniz…
Biz ellerimizle ederiz imar,
Şen şakrak olur yurdumuz.
Siz beyinlerinizle
İfsad eder durursunuz.
Biz milletiz,
Mermi taşırız
Cepheye kağnı arabasıyla.
Siz, değişirsiniz milleti
Gâvurun parasıyla.
Vatan bizim anamızın adı;
Sizin diliniz varmaz
Anmaya.
Gâvurun zulmüne direniriz,
Size direniriz.
Gün gelir bayrağımızı çeker
Göndere, göneniriz.
Fakat ne değişir?
Siz kürsülere kurulur,
Nutuk atarsınız
Vatan üstüne.


Yıl 1969
20 yıldır Siyonizm’in Türkiye’de iki aktörlü tiyatrosu oynanıyor.
600 yıl boyunca İslam’a bayraktarlık yapmış bir millet kâh CHP’nin, kâh Adalet Partisi’nin eliyle yumuşak lokma haline getirilmek isteniyor.

Kurtuluşun manevi köklere tutunmakta olduğunu gören
Allah dostları, ilahi çağrıyı ilmik ilmik örmek için canlarını dişlerine takıyor.
                               
İslam’ın insanlığa izzet getirdiğini bilen bir avuç yürek “Hayır! Bu böyle gitmez!” diyerek siyaset sahnesine çıkıyor.
                               
Ahmet Tevfik Paksu, Ali Haydar Aksay, Süleyman Arif Emre, Tahsin Armutçuoğlu, Ömer Çoktosun, Ekrem Ocaklı, Ömer Faruk Ergin, Saffet Solak, Hasan Aksay, Ali Oğuz, İsmail Müftüoğlu, Nail Gürel, Fehmi Cumalıoğlu, Hüsamettin Fadıloğlu, Bahattin Çarhoğlu, Mehmet Satoğlu, Rıfat Boynukalın ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan!

Yıllara damgasını vuracak “Türkiye Lider Ülke olacak” diyen Millî Görüş siyasetiyle meydana çıkıyorlar.
Bu hareketin ismi bile milletin öze dönüşünü göstermeye yetti.

Millî Nizam Partisi!
Bu hareketi doğmadan boğanlar, milletin köklerinden habersizdiler:
“Her dem yeniden doğarız,
Bizden kim usanası!”

Bayrak artık Millî Selamet’in elindeydi.
Yıl 1973.
Ezeli kin ideolojisi arzı mevudcular kongre üzerine kongre düzenliyorlar.

Hedef;
Müslüman milletimizi ahlak tahribatıyla vatan ve millet sevgisinden kopartmak, kardeşi kardeşe kırdırtmak, Büyük İsrail hayalinin önündeki tek engel olan Anadolu’yu düşürmek.

12 Ocak.
Zemherinin ayazı Anadolu’nun yanık insanını daha da kavuruyor. Daralan yürekler bir kurtuluş kapısı ararken Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde müspet medyanın göz aydınlığı olacak Millî Gazete Yayın hayatına başlıyor.

Millî Gazete 12 Ocak 1973 tarihinde kiralık bir binada entertip tabir edilen soğuk kurşun harflerle yayın hayatına başlıyor.
1979 yılında bir grup fedakâr insanın Topkapı’da kurdukları Milsan Tesisleri’nde ilk kez elektronik dizgiyle tanışan Millî Gazete ofset baskıya geçti.

1993 yılında elektronik altyapısını tamamlayan Millî Gazete bilgisayar ortamına kavuştu.

Sizin alın teriniz Millî Gazete’nin gayretleriyle birleşti.


Millî Gazete Resmî Sitesi // MilliGazete.Com.Tr
 

Milli Görüş

Bir davadır, bir kavgadır, bir sevdadır Milli Görüş!

Kınayanların kınamasından korkmadan Hak namına yürüyenlerin yoludur Milli Görüş!

Geriye bakmadan sürekli ilerleyerek özlenen günlere kavuşmanın umududur Milli Görüş!

Dikenlerin ortasında hepsine inat açan güldür Milli Görüş!

Iraklı Fatıma'nın namusu, Filistinli Faris'in öfkesi, Moritanyalı Sadık'ın özlemi, Suriyeli Muhammedin türküsü, Mısırlı Hasanın yumruğudur Milli Görüş!

Tarihin birileri tarafından kirli kanlarıyla yazılmış sayfalarına inat beyaz güvercindir Milli Görüş!

Hasretin adıdır Milli Görüş!

Aşkın, sevginin, şefkatin!!! Kıyamete kadar sürecek savaşın adıdır Milli Görüş!

Hakkın yanında saf tutanların davasıdır Milli Görüş!

Opportunistliği reddedenlerin, inancından asla taviz vermeyenlerin mücadelesidir Milli Görüş!

Birilerinin isteklerine göre değil kendi gündemlerine göre hareket edenlerin haykırışıdır Milli Görüş!

Yılmadan, yorulmadan, engel tanımadan ufuktaki güneşi görüp ona el uzatabilmektir Milli Görüş!

Reddetmektir!

Oyuna düşmeyi, oyunun parçası olmayı tüm benlikle kabul reddetmektir!

Mazlumların feryatlarını yüreğinin en orta yerinde hissetmektir Milli Görüş!

Ve gözlerden damla damla yaşları dökebilmektir Milli Görüş!

Üç günlük dünya hayatını, menfaat uğruna sürdürülen yaşamı feda edebilmenin adıdır Milli Görüş!

Önceliklerin en başına en kutlu davayı koymaktır Milli Görüş!

Bir Ömer, bir Hamza olmaktır! Kutsal emaneti omuzlamak ve bayrağı asla yere düşürmemektir Milli Görüş!

Direnebilmektir! Her türlü zorbaya ve zorbalığa aman vermeden karşı koymayı başarabilmektir Milli Görüş!

Sadakatin adıdır Milli Görüş! Terkedenlerin sözlerine aldırmadan, onların yoluna kanmadan varılması gereken hedefe ilerlemektir Milli Görüş!

Sabretmektir! Ne olursa olsun dik duruşu bozmadan ulvi değerlere sahip çıkmaktır Milli Görüş!

Örnek almaktır! Günümüz dünyasının ham softa ve yobazlarının değil davasının önderlerinin yolunda yürümeyi bir borç görmek ve bundan büyük bir vazife kabul etmemektir Milli Görüş!

Sürekli genç kalabilmektir! Maratonun son nefeste biteceğinin idrâkinde olup hiç durmadan koşabilmektir Milli Görüş!

İnandıklarını yaşamaktır! Kendine Müslüman olmayı bir acizlik bilmektir, pasifliği, mazeret uydurmayı zillet kabul etmektir!

Ve yeni bir dünyayı kurmaktır! Mazlumların ezilmediği, her türlü sömürünün son bulduğu, adaletin hakim olduğu bir dünyayı

NE MUTLU BU MUKADDES YOLA BAŞ KOYAN MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERE!

Davet Haber

Galeriden

Kullanıcı İstatistiği

49 üye
0 bugün
0 bu hafta
1 bu ay
Son üye: kafkasyali

Millî Görüşçü'nün Mizah Sitesi

SsszMzh.Com

Site Sayacı

Bugün37
Dün109
Bu Hafta146
Bu Ay848
Hepsi13345
Bu sitenin Hosting, Domain, Proje ve Uygulama hizmetleri
Karınca Bilgi Teknolojileri & Anadolu Gençlik Derneği İstanbul İli Kağıthane İlçesi Mehmet Akfi Ersoy Mahalle Temsilciliği
tarafından sağlanmaktadır.