|
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Gündüz'ün Milli Nizam Partisi'nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açması, Erbakan ve parti aleyhine hazırlamış olduğu iddianameyi okumasından sonra Erbakan, kendisini ve partisini savunmak zorunda kaldı. Erbakan söyledikleriyle, yaptıklarıyla ve düşündükleriyle suç işlemediğine inandığı için soğukkanlı ve rahat bir şekilde iddianamedekileri cevaplayarak savunmaya geçti. Erbakan'ın savunmasının özeti şu şekilde idi:
"Anayasa Mahkemesi Muhterem Başkanı ve Muhterem Üyeleri, Anayasa Mahkememiz kurulduğundan bu yana geçen takriben 10 senelik bir devre esnasında ilk defa Anayasa Mahkemesine bir partinin kapatılması talebi intikal ettirilmiş bulunuyor. Bendeniz, Milli Nizam Partisi hükmi şahsiyetinin bir temsilcisi olarak 19/03/1971 tarihli lâyihamızdaki taleplerimizin yüksek mahkemece incelenmesine yardımcı olmak bakımından kısa bir açıklamada bulunmak üzere yüksek huzurlarınızda söz almış bulunuyorum. Muhterem Hakimler; Peşinen arzederim ki, Başsavcılıkça huzurlarınıza gönderilen iddianame Yüksek Mahkemeyi fuzuli işgalden başka bir mahiyet ve mana taşımamaktadır. Bu iddianamenin esasına geçilmeden dahi yüksek Mahkemece reddedileceğine kaniyiz. Bu reddin zaruretini ortaya koyan üç önemli usuli husus Yüksek Mahkemenize 19/03/1971 tarihli Lâyihamızla takdim olunmuştu. Bendeniz, bu lâyihadaki hususların halline geçilmeden önce, herşeyden evvel hakkında karar verilecek olan Milli Nizam'ın asıl manası ve mahiyeti ile bu iddianamenin İddiaları arasındaki büyük mesafenin çok kısa olarak arzına müsadelerinizi rica edeceğim. Söze başlarken, Milli Nizam hakkındaki her türlü esassız iddianın hak ve hukuk karşısında yok olacağından emin olduğumuzu belirtip, Milli Nizam davasını milletimiz adına icrai adalet eden en yüksek mahkeme huzurunda müdafaa etmekten ancak şeref ve memnuniyet duyduğumuzu kaydetmek isteriz.
Muhterem Hakimler, Milli Nizam Partimiz 26 Ocak 1970 tarihinde resmen kurulmuş ve 8 Şubat 1970 tarihinde yapılan bir açılış merasimiyle çalışmalarına başlamıştı. Bir yıl zarfında yurdumuzun her tarafına yayılmış, milletimizce benimsenmiş ve 63 vilayette ve 400'e yakın ilçede teşkilatını tamamlayarak bir büyük parti olmuştur. Halen yüzbin-lerce üyesi bulunan en büyük partilerimizden birisi durumundadır. Her partinin olduğu gibi Milli Nizam Partimizin de kendisini diğer partilerden ayıran ana hususiyetleri olduğu muhakkaktır. Bu hususiyetlerin kısaca açıklanmasının Milli Nizam Partisi hükmi şahsiyetinin hakiki manasıyla takdimi bakımından faydalı olacağı kanaatindeyim.
Milli Nizam Partisi; milletimizin lânettayin, sıradan bir millet olmayıp bin yıllık tarihin en büyük milleti olduğuna kanidir. Milletimizin tarihi ile ve hasletleri ile iftihar duymaktadır, Milli Nizam Partisi evvelemirde mevcut herhangi bir partinin reaksiyonu olan veya bölünmesinden doğmamış, doğrudan doğruya bir ilim ve fikir aksiyonu olarak teşekkül etmiştir.
Kuruluşu sırasında, milletimizin sürüklenmiş olduğu halihazır çok yönlü maddi ve manevi buhranlardan kurtulup, yeniden bütün insanlığa ışık tutacak bir medeniyet kurmasının nasıl mümkün olabileceğini araştırmış, inandığı yolu, programı ile ortaya koymuştur. Milli Nizam'ın hakiki hususiyetinin ne olduğunu, iktidara geldiği zaman her sahada ne yapacağı ve nasıl yapacağı takriben yüz kadar üniversite öğretim üyesi, profesör, doçent ve uzmanın uzun aylar boyu yaptıkları çalışmaların neticesi olarak partinin programı halinde ortaya konmuştur.
Milli Nizam diyor ki, cemiyetimize huzur, nizam ve içtimai adalet ve vatandaşlarımıza saadet ve selamet, yalnız hukuk kaideleri ve nizamları ile getirilemez. Hukuk nizamının bir ahlak nizamı ile takviye ve tamamlanması şarttır. Esasen ahlak nizamı olmayan hiçbir nizam, nizam olamaz. Ve en üstün nizam, en üstün ahlak nizamına sahip olan nizamdır. Halihazır maarifimizde bu noktaya ehemmiyet verilmiyor. Bunun üzerinde ehemmiyetle durulması şarttır. Gençlerin anarşik hareketlerinden bütün milletimiz şikayetçidir. Acaba bu hususta maarif sistemimizin bir kabahati yok mudur?
Gençlerimize hangi ahlak eğitimi yapıyoruz? Manevi saha ile alakalı sadece bir iki ders vardır. Bunlar da gençlerimize kamil bir dünya görüşü ve ahlakı temel vermekten uzaktır. Milli Nizam, ahlak nizamına büyük ehemmiyet vermekle Anayasamızın 14. maddesinde ifadesini bulan "Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığım geliştirme hakkına sahiptir." Ve yine Anayasamızın 10. maddesinde ifadesini bulan "Devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar." prensibine layık olduğu ağırlığı veren tek parti durumundadır. Milli Nizam, nüfusu senede 1,3 artan bizim gibi bir memleketin, Avrupa'ya işçi olmaktan kurtulup gerekli iktisadi ve sinai hamleleri yapabilmesi için, bütün maddi ve manevi milli potansiyelimizin seferber edilmesini zaruri görmekte ve milli Nizam ruhuyla hareket edildiği takdirde memleketimizin kısa samanda Japonya misalinden daha parlak örnekler vereceğine inanmaktadır. Nitekim yaşadığımız fiili tecrübeler bu inancımızda haklı olduğumuzu teyid etmiştir. Meselâ 1956 yılında % 100 milli imalat olarak memleketimizde ilk defa dizel motorları imal etmeye teşebbüs ettiğiniz zaman batı taklitçisi zihniyet sahipleri bizim bu teşebbüsümüzde muvaffak olamayacağımızı ileri sürüyorlardı.
Halbuki 300 ortakla ve tamamiyle milli sermaye ile yapılan teşebbüsümüz kısa zamanda başarıya ulaşmış, memleketimize halen senede 8000 dizel motor yapan ve memleketimizin bu sahada bütün ihtiyacını karşıla-
yan büyük bir ağır sanayi tesisi kazandırmıştır, işte bu hakikatlerden dolayı Milli Nizam Partimiz, Batı taklitçiliği zihniyetinin fayda getirmeyeceğine kanidir. Bu ana fikirler Milli Nizam Partisi programının daha başında esas gaye olarak yerini almış ve Milli Nizam Partisi kendi hüviyetini bu esas gaye ile ortaya koymuştur.
Muhterem Hakimler, Milli Nizam Partimizin hakiki hüviyetini kısaca arzettikten sonra konuya girerken bir kaç cümle ile de iddianamede adı geçen Milli Nizam mensuplarını tanımayı zaruri görüyoruz. Halihazır Milli Nizam Genel idare Kurulu iki profesör, 6 yüksek mühendis, 3 doktor, 5 eğitimci ve 5 tüccar olmak üzere 23 üyeden teşekkül etmektedir, iddianamede adı geçen 7 üyemizin hepsi de fakülte mezunu, yüksek tahsillidir. Yıllarca milletvekilliği ve senatörlük yapmışlardır. Muhitlerinde kültürleriyle, ahlakla-nyla, medenilikleriyle tanınmış kimselerdir. Hal ve keyfiyet bu iken bu hakikatlerle uzaktan yakından alakası olmayan ve ne partimizin, ne de şahısların şahsiyetleri incelenmeden ve kendilerine tek kelime sorulmadan gıyapta, gizlice ve Milli Nizam'ı ne şekilde olursa olsun itham etmek isteyen, ard maksatlı çevrelerin tesiri altında çalışmış ve fakat hakikatte içi boş ve sadece mürettep bir iddianame tanzim olunarak yüksek mahkemeye tevdi olunmuştur.
Her türlü hukuki esastan mahrum, mesnetsiz böyle bir iddianamenin yüksek mahkemeye tevdiinde kanaatimizce asıl saik, katiyyen hukuki sebepler olmayıp, bunlarla hiç alakası olmayan siyasi tesirlerdir. Efkâri umumiye bu davanın Milli Nizam gelişmesinde endişeye kapılan bir kısım AP yöneticilileri tarafından tahrik edildiği kanaatindedir. 10 Ekim 1971 ara senato seçimlerinin yaklaşması muvacehesinde bir an önce Milli Ni-zam'ın inkişafının önlenmesi için bu yola gidildiği kabul olunmaktadır. Hadiselerin tarzı cereyanı da bu mülahazaları teyid ve takviye eder mahiyettedir.
1- Bu iddianamenin müphem, delilden mahrum, usul ve kanuna aykırı olarak sevk edilmiş olması, 2- Anarşik hareketlere adı kansan partiler hakkında dava açılacağına dair resmi beyanlara rağmen, o partiler bir kenara bırakılarak, 500'e yakın açılış toplantılarına binlerce vatandaş katıldığı halde bugüne kadar tek zabıta vakası mevcut olmayan partimiz aleyhine dava açılmış olması, 3- Diğer partilerin bir çok mensupları hakkında parti yasaklarına aykırı hareketlerden dolayı Meclis'e intikal etmiş yüzlerce dosya bulunduğu halde, bu partilerin hiçbirisi hakkında tatbikata girişilmeyip şahıs konuşmalarından dolayı kanunen mümkün olmadığı halde, doğrudan doğruya partimiz hükmü şahsiyeti aleyhine müracaatta bulunulması, 4- Dosya münderecatına nazaran şahıslara ait bazı tertip mahsulü evraklar bir sene önceki konuşmalara ait olduğu halde, bekletilerek müracaatın kısmi senato seçimleri sathı mailinde ve hatta Siyasi Partiler Kanunu'nun 110. maddesi son fıkrasındaki, dava açılmasına tahdit konulan seçim devresinde harekete geçilmiş olması,
5- Dosya muhtevasını teşkil eden muharref ve mü-rettep konuşmaların mahalli bölgelerden normal yollardan intikal etmeyip, yukardan yapılan müteaddid tazyik ve tahriklerin neticesinde temin edilmiş olması, Ve bunlara benzer pek çok sebepler mevcuttur.
Dosyada esasen muhteviyat ve hazırlanış itibariyle böyle alelacele her türlü hukuki esastan mahrum da olsa derlenmiş olmak için tanzim edilmiş bir dosya mahiyetini taşır.
Hakikat odur ki ille bir dosya tanzimi için yapılan gayretler sonunda 500 il ve ilçenin sadece bir kaç tanesinden onun bunun "Hatip böyle dedi" iddialarından öteye geçmeyen bir söz yığını zaptı toparlanmıştır. Bu söz yığınının mahiyetini ve iddianamenin dayandığı kaynakların mahiyetini apaçık görmek bakımından, hem de ses bandından alındığı iddia edilerek dosyaya konmuş bulunan lânettayin seçilmiş, şu beş satırı arzedeyim:
iddianame eki, 8 Şubat açılışı, sayfa l'in son kısmi; "Milli Nizam Partisi'nin kuruluncaya kadar ayrı ayrı fikirlerini nihayet nizam mektubunda kararımı verdim. Nizam bir fikrin... sırasında madde halined... kâinatın, göklerin, alemlerin nizamında, insan vücudundaki düzene, bal peteğindeki geometriye bir ... mimariye kadar böyle böyle olunca kafa kağıtlarına yapıştırdıkları fotoğraflar gibi bir davanın kendi bu çizginin içi nerde memur kılındığı görebilmiş olsalardı, ona refahuzran ve tankerin yanında... Avrupalı bizim iç düzenimizi bozmadı. îşte iddianame, gerçekten bu derece uzak ve bundan biraz farklı söz yığınlarına istinaden derlenmiştir.
Muhterem Hakimler, Bu kısa maruzatımızdan maksadımız, davanın esasına girmek olmayıp, sadece söz konusu olan partimizi ve davanın mahiyetini kısaca bilgilerinize arzetmektir. Bendenizin bu maruzatını dinlemek lutfunda bulunduğunuz için teşekkür eder, hepinizi hürmetle selamlarım."
Prof. Dr. Necmettin Erbakan MNP Genel Başkanı
|