|

15 Ağustos 1997 tarihinde kurulmuş olan D-8’ler, yirminci yüzyılın, yirmi birinci yüzyıla en kıymetli bir hediyesidir. Yine D-8’lerin kurulması baştan sona savaşlarla ve çatışmalarla geçen 20. asrın sonunda, aydınlığa açılan bir kapı gibidir. Dünyada artık huzur, barış ve saadetin tesisi için, bir an evvel yanlışlardan vazgeçilmesi doğrulara dönülmesi ve Yeni Bir Dünyanın kurulması gerekmektedir. D-8’ler hareketi bu manada bir çalışma olarak değerlendirilmelidir.
İşte 20. asrın gerçekleri, yaşanan olaylar, alınması lazım gelen dersler ve bütün bunların sonunda ortaya çıkan zorunluluklar, D-8’in doğuşunun gerekçesi olmuştur.
15 Ağustos 1997’de 8 ülkenin Devlet Başkanlarının İstanbul’da Çırağan Sarayında bir araya gelerek imzaladıkları anlaşma ve temel statü ile D-8’lerin resmen kurulması, 20. yüzyılın 21. yüzyıla en kıymetli hediyesi mahiyetindedir. Ayrıca D-8’lerin kurulması bir bakıma baştan sona kadar savaşlarla ve çatışmalarla geçen 20. asrın sonunda aydınlığa açılan bir kapıdır.
D-8’lerin bayrağında yer alan 6 tane yıldız, D-8’lerin temel ilkelerini sembolize etmektedir. Bu ilkelerden her biri 20. asır boyunca hep yanlışlarda ısrar edilmesi ve bu ısrarın bir fayda vermemesi yüzünden, artık dönülmesi gereken doğruları göstermektedir. D-8’lerin bayrağında 6 temel ilkeyi sembolize eden 6 yıldızın anlamları şunlardır.
Savaş değil, barış! Çatışma değil, diyalog! Çifte standart değil, adalet! Üstünlük değil, eşitlik! Sömürü değil, işbirliği! Baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi!
Bu prensipler sadece D-8’lerin kendi prensipleri değil, aynı zamanda Yeni Bir Dünya’nın kurulmasının da temel esaslarıdır.
D-8’LERİN ÖZELLİKLERİ
Yukarıdaki ilkelerin gerçekleşebilmesi için D-8’lerin aşağıdaki özellikleri büyük öneme haizdir.
D-8’ler En Yüksek Seviyede Küresel Bir Kuruluştur.
Bugün yeryüzünde 190 ülke bulunuyor. Bunların toplam nüfusu 6 milyar civarındadır. Bu 180 ülkenin içinde takriben 30 kadarı kalkınmış ülke olup, nüfusları takriben 1 milyar civarındadır. Bunlar kendi işbirliklerini geliştirmek ve yeryüzündeki etkinliklerini artırmak için G-7’leri, yani Gelişmiş Ülkeler Organizasyonunu kurmuşlardır. Bu G-7’ler (şimdi onlarda G-8 oldular) zaman zaman bakanlar, her yılda devlet bakanları toplantılarıyla faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Bunların dışında kalan 160 kadar gelişmekte olan ve nüfusları 5 milyarı aşan ülke ise böyle bir teşkilata sahip değillerdir. İşte D-8’ler, G-7’lere paralel olarak ve fakat gelişmekte olan ülkelerin kurdukları ve yüksek seviyede küresel bir dünya kuruluşudur.
D-8’ler G-7’lerle Çatışmak İçin Değil, Tam Tersine Yeni Dünyayı Birlikte Kurmak İçin Teşekkül Etmiştir.
G-7’ler kendi aralarında işbirliği ile dünya üzerindeki etkinliklerini artırmayı hedeflemektedirler. Halbuki D-8’ler, yukarıda belirtilen temel ilkeleri sadece kendileri için değil, bütün insanlık için benimsemişlerdir. Bunun için de kuruluşlarından bir yıl sonra G-7’lerle birlikte bir masa etrafında Yeni Bir Dünya’nın kurulması için toplanılmasını programlarına almışlar ve bu çalışma hedefine 2. Yalta Konferansı tanımlamasını yapmışlardır.
Bilindiği gibi İkinci Dünya savaşından sonra Birinci Yalta Konferansı ile dünya şekillendirildi. Ancak bu şekillendirme doğrular üzerine dayanmadığı için soğuk savaşlardan başka bir şey vermedi. Şimdi D-8’ler projesinde öngörülen bir hedef de 2. Yalta Konferansı ile ve 20. asırdaki yanlışlardan alınacak derslerle Yeni Bir Dünya’nın G-7’lerle beraber doğrulara dayandırılarak kurulmasını sağlamak, D-8’lerin 6 ilkesini dünyadaki herkes ve her toplum için uygulamak ve beklenen saadet dünyasının kurulmasını temin etmektir.
D-8’ler Bütün Gelişmekte Olan Ülkeleri Kucaklamak, Aynı Zamanda Süratle Karar Alabilen Dinamik Bir Yapıya Sahip Olabilmek Üzere Kurulmuştur
Gelişmekte olan ve nüfuslarının toplamı 5 milyarı bulan 150 ülkenin hepsi ile bir araya gelerek adeta yeni bir Birleşmiş Milletler gibi bir düzenleme ile dinamik bir çalışma pratikte mümkün değildir.
Nitekim yine gelişmekte olan ülkelerden olan Afrika Birliği, Arap Birliği, Uzakdoğu Asya Birliği, Güney ve Orta Amerika Birliği gibi bazı kuruluşlar bazı faydalı hizmetlerde bulunmalarına mukabil, istenen dinamizm ile çalışamamakta ve G-7’lere paralel hiçbir gelişme gösterememektedirler.
İşte D-8’ler bir yandan bütün gelişmekte olan ülkeleri kucaklamak, diğer yandan da dinamik bir çalışma imkanına sahip olabilmek için önce 8 ülkenin katılımı ile yola çıkmışlardır. D-8’ler 8 ülke tarafından kurulmuştur. Bunlar sırasıyla şunlardır;
Endonezya 200 milyon Bangladeş 130 milyon Nijerya 120 milyon Pakistan 120 milyon 800 milyon Türkiye 70 milyon İran 65 milyon Mısır 65 milyon Malezya 27 milyon Yani nüfuslarının toplamı 800 milyon olan ülkelerdir. Ancak gelişmekte olan bütün ülkeler ve tabii ki en başta Türk Cumhuriyetleri ve diğer Müslüman ülkeler nüfusları ne olursa olsun D-8’lerin doğal üyeleridir.
D-8’ler Üye Ülkelerin İç İşlerine Karışmamak Ve Her Birinin Bölgesel Anlaşmalarındaki Taahhüt Ve Haklarına Halel Getirmemek Temel Prensibi İle Kurulmuştur.
Evrensel bir kuruluş olan D-8’lerin gelişip güçlenebilmesi için iç işlerine karışmaması ilke edinildiği gibi, her birisinin katıldığı bölgesel kuruluşlarla ilişkilerine de saygı göstermek, lüzumsuz problemlerin ortaya çıkmasına sebep vermemek gerekli görülmüştür.
D-8’ler Gelişmekte Olan Bütün Ülkelerin Birlikte Ve Hızlı Kalkınmalarını, Uluslararası Münasebetleri Tanzim Eden Mekanizmalara Katılım Güçlerinin Artırılması Ve Dünya Ekonomisinin Etkinliklerinin Güçlendirilmesi Ve Halklarının Daha İyi Bir Yaşam Standardına Sahip Olmasını Sağlamak Amacıyla Kurulmuştur.
D-8’ler işbirliği ve elbirliği yaptıkları takdirde çok büyük atılım potansiyeline sahiptirler. Bu büyük potansiyeli kendi üyeleri ve bütün insanlık için geliştirmek D-8’lerin bir diğer kuruluş amacıdır.
D-8’ler Kurulur Kurulmaz Bütün Üye Ülkelerin Dinamiklerini Harekete Geçirmek, Faydalı Projeleri Süratle Gerçekleştirmek Üzere Kurulmuştur.
Hedefleri açısından laf değil iş üretmeyi benimseyen D-8’ler, daha kuruluşları sırasında hangi sahalarda hangi konulara öncelik vereceklerini uzmanlarıyla araştırmalar yaparak olgunlaştırmışlardır. Her bir ülkenin hangi konuda yürütücü olacağı, hangi projelerin gerçekleşmesine öncülük yapacağı plan ve programa bağlanmıştır. Bu planlama sırasında Türkiye’ye sanayi sahasında atılım yapacak projelerin öncülüğü görevi verilmiştir. Bütün ülkeler gibi Türkiye de D-8 projesine heyecanla sarılmış ve 54. Hükümet döneminde bu sahada büyük adımlar atılmıştır.
D-8’ler için büyük önem taşıyan zirai ilaçlama uçaklarının üretim projesi, 54. Hükümet döneminde başarıyla sonuçlandırılan projelerden birisi olmuştur. D-8 ülkelerinin hedef olarak belirlediği bütün projeler üye ülkelerin kalkınmasına öncülük edecek niteliktedir.
Bunların bir an evvel gerçekleştirilmesi D-8 hedefleri bakımından gerek o ülke halkı ve gerekse insanlık için çok büyük önem taşımaktadır.
|